ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio. (AFP)
Washington ve Tahran arasındaki gerilim devam ederken, Kittleson davası, asimetrik bir çatışma yürüten ve müzakere masasında tavizler elde etmeye çalışan İran rejiminin elinde daha fazla Batılı rehinenin -insan gücünün- ortaya çıkması ihtimalini gündeme getiriyor.
Kittleson'ın yakalanıp hızla serbest bırakılması, Tahran'ın ABD ile olan geriliminde yeni bir cephe açmaya hazırlanıyor olabileceğinin bir göstergesi olabilir.
Kittleson'ın serbest bırakılmasının ardından, Kataib Hizbullah güvenlik yetkilisi Abu Mujahid Al-Assaf, bir nevi uyarı niteliğinde bir açıklama yaptı.
Sözlerine şöyle devam etti: "Bu merhamet jesti önümüzdeki günlerde tekrarlanmayacak, çünkü Siyonist-Amerikan düşmanının İslam'a karşı başlattığı bir savaş halindeyiz ve bu gibi durumlarda birçok husus göz ardı ediliyor."
Kittleson'ın yaşadığı bu zorlu süreç mutlu bir sonla bitmiş olabilir, ancak ondan önce gelen ve bu kadar şanslı olmayanların listesi uzundur.
İran ve vekilleri, ABD ile olan gerilimde bir kez daha rehineleri koz olarak kullanabilir mi?
1980'lerde Beyrut'tan bugünkü Irak'a kadar, Tahran ve bölgesel milislerinin gerçekleştirdiği adam kaçırma eylemleri stratejik amaçlara hizmet etmiştir. Shelly Kittleson'ın kaçırılıp serbest bırakılması korkuları yeniden alevlendirdi; bu taktik ABD-İran çatışmasında merkezi bir araç olmaya devam ediyor.
YORUMLAR
