ABD'nin İsrail ile İran'a başlattığı savaşın 39. gününde bölgede gerilim tırmanırken, Tahran'a karadan operasyon sinyali gündemdeki sıcaklığını koruyor. ABD Başkanı Trump'ın İran'a 5 bin asker konuşlandırması saldırı ihtimalini güçlendirirken olası harekatın sonuçları kafalarda soru işareti olmasına neden oluyor.
İran'ın Zagros ve Elbruz Dağları'nın zorlu şartları ABD'nin asker sayısının coğrafyaya yetersiz kalacağı düşünülürse,ABD'nin Hark Adası'nı hedef alabileceği gözlerden kaçmamalı.
ABD-İsrail'in İran'a başlattığı savaş karşılıklı saldırılarla devam ederken, rejime yönelik olası kara operasyonu ihtimali ise tartışılan en önemli başlıklar arasında yerini alıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla Orta Doğu'ya 5 bin askerin gönderilmesi harekat hazırlığı sinyali olarak ele alınırken olası saldırı gerçekleşirse sonuçlarının ne olacağı ise merak ediliyor.
Aslında Pentagon, İran’a kara operasyonu planını hazırlamış gibi duruyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran'daki uranyum stoklarını ülkeden çıkarmak için kara harekatı planı hazırladı.
Adlarının paylaşılmaması şartıyla Washington Post'a (WP) konuşan yetkililer, yaklaşık 450 kilogramlık uranyumun taşınması için hazırlanan planın geçen hafta Trump'a sunulduğunu belirtiyor.
Aslında Trump'ın doğrudan kara operasyonu planı hazırlattığı bilinmiyordu. Fakat bu kara operasyonunun belli bölgelere kısa süreli ''Delta Force'' özel harekat birimlerince yapılacak olması kara operasyonun belirli bir süre ve çok kapsamlı olmayacağı düşünülüyor.
Plan radyoaktif maddelerin kazılarak çıkarılması ve toplanmasını sağlamak için binlerce askerin ve ağır ekipmanın hava yoluyla İran'a gönderilmesini gerektiriyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'na (UAEK) göre İran'da yüzde 60 seviyesinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stoku var. Bunun yarısının İsfahan'daki tesislerde yerin yaklaşık 90 metre altında depolandığı düşünülüyor. Geri kalan uranyumunsa Natanz ve diğer nükleer tesislerde saklandığı tahmin ediliyor.
Kaynaklar, plan kapsamında özel harekatçıların bölgeye gönderilebileceğini, Isfahan'daki tünellerden çıkarılan uranyum konteynerlerinin hava yoluyla taşınabileceğini söylüyor.
Ancak bazı uzmanlar bunun çok tehlikeli bir operasyon olacağına dikkat çekiyor. Emekli CIA görevlisi ve Deniz Piyadesi subayı Mick Mulroy şunları söylüyor:
Bu, tarihin en karmaşık özel operasyonlarından biri olacaktır. Silahlı kuvvetler için büyük bir risk teşkil ediyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve Özel Harekat Komutanlığı'nın başında bulunmuş emekli General Joseph Votel, uranyumu almanın en iyi yolunun ateşkes sağlandıktan sonra UAEK personeliyle koordineli çalışmak olduğunu belirtiyor.
Diğer yandan "Oraya girmek için savaşmak zorunda kalırsanız, bu şekilde de yapılabilir" diyor ve ekliyor:
Pek çok risk var. Son derece karmaşık bir planlama gerektiriyor. Muhtemelen kayıplar yaşanacaktır. Ancak bu, ABD Özel Harekat Kuvvetleri'nin üstlenmesi gereken bir görev. Bizim işimiz bu. Bu tür ortamlara girmek üzere özel olarak eğitilmiş personelimiz var.
Askeri yetkililer, ocak ayında Venezuela'ya düzenlenen harekata ya da 2011'de Usame bin Ladin'in Pakistan'da öldürüldüğü operasyona kıyasla bunun çok daha karmaşık ve ölümcül olacağını vurguluyor.
Amerikan komandolarının, mühendislerinin ve iş makinelerinin sürekli düşman ateşi altında çalışmak zorunda kalacağı ve büyük kayıplar verilebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre süreç sorunsuz ilerlese bile operasyonun tamamlanması haftalar alabilir.
Trump, İran savaşının temel hedeflerinden birinin Tahran yönetiminin nükleer silah üretmesini engellemek olduğunu öne sürüyor.
Cumhuriyetçi lider, savaşın başlarında İran'ın ABD anakarasını vurabilecek nükleer bombaları çok kısa sürede üretebileceğini iddia etmiş ancak istihbarat yetkilileri bu yönde raporlar olmadığını söylemişti.
Öte yandan Trump, çarşamba günü Reuters'a verdiği röportajda İran'daki uranyum stokuna dair şunları söyledi:
Bunlar yerin çok altında, dolayısıyla umurumda değil. Oradaki durumu uydularla her zaman takip edebiliriz.
ABD Başkanı, çarşamba gecesi Beyaz Saray'da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında İran'ın uranyum stokunu kullanmak için hamle yaptığını gördükleri an "füzelerle çok sert saldırılar düzenleyeceklerini" söylemişti.
ABD İran’a kara operasyonu hazırlığında: Hark Adası hedefte
Pentagon’un sınırlı kara harekâtı planlarında, İran’ın petrol ihracatının kalbi sayılan Hark Adası ve Hürmüz Boğazı çevresi öne çıkıyor.
ABD’li yetkililere dayandırılan haberlere göre planlar, tam kapsamlı bir işgalden ziyade özel kuvvetler ve konvansiyonel birliklerle yapılacak nokta operasyonlarını içeriyor olması kafalardaki Irak işgalinden çok daha farklı bir durum olduğunu anlamamız gerekiyor.
Operasyon senaryoları arasında, İran’ın Körfez’deki en kritik petrol ihracat noktalarından biri olan Hark Adası’na baskın ve Hürmüz Boğazı yakınındaki kıyı bölgelerinde silah depolarının hedef alınması bulunuyor.
Planların uygulanması halinde ABD askerlerinin İran’a ait İHA’lar, füzeler, kara ateşi ve el yapımı patlayıcılar gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.
Buna karşın, Donald Trump’ın bu planları onaylayıp onaylamayacağı henüz net değil ama elinde başka seçenekte kalmadı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Pentagon’un görevi başkana seçenek sunmaktır. Bu, karar verildiği anlamına gelmez” açıklamasını yapıp kafaları karıştırmak istese de, durum düşünüldüğünden çok farklı. ABD başkanı Trump'ın bu operasyonu yapmaktan başka çaresi olmadığını düşünen sadece bir ben miyim? Ha sonucunu bilemem ABD burada çok zayiat verir ya da bu savaşı kaybedebilir bunlar operasyonun sonucuna bağlı şeyler ama benim okumam ABD kara operasyonu yapmak zorunda. Nedeni ise çizilen karizma ve dünyaya hakim olma gücünden uzaklaşması. Bunun için sert hava harekatları yapmaktan ve sivillerin ölümünü dahi düşünemeycek kadar zalimleşen bir yapı ile karşı karşıya da kalabiliriz. Bu korkutucu senaryolar gerçekleşirse karşımızda kontrolü kaybetmiş bir ABD ile kalabiliriz. Bu da çatışmaların daha da büyümesine vesile olacak gibi gözüküyor.
Tekrar konumuza dönecek olursak sahadaki askeri hareketlilik ise dikkat çekiyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 3.500 askerin USS Tripoli ile bölgeye ulaştığını duyurdu. Bu birliklerin 31. Deniz Piyade Sefer Birliği’ne bağlı olduğu ve beraberlerinde savaş uçakları ile amfibi taarruz unsurları getirdikleri belirtildi. Ayrıca ABD’nin 82. Hava İndirme Tümeni’nden binlerce askeri daha bölgeye sevk etmeyi planladığı ifade ediliyor.
Washington kulislerinde son haftalarda, Hark Adası’nın ele geçirilmesi seçeneğinin ciddi biçimde tartışıldığı, bunun İran’a karşı ekonomik baskıyı artırmak ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını zorlamak amacı taşıdığı belirtiliyor.
İran cephesi ise sert mesajlar veriyor. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD’nin bir yandan müzakere mesajı verirken diğer yandan kara saldırısı planladığını öne sürerek, “Amerikan askerlerinin karaya çıkmasını bekliyoruz” dedi. İran donanma komutanı Şehram İrani ise USS Abraham Lincoln menzile girdiğinde hedef alınacağını açıkladı.
İran ayrıca çatışmanın genişleyebileceği sinyalini veriyor. Tahran’a yakın kaynaklar, Kızıldeniz’in girişindeki Bab el-Mendeb Boğazı’nda yeni bir cephe açılabileceğini ve Yemen’deki İran destekli Husilerin devreye girebileceğini öne sürüyor.
Bölgesel diplomasi trafiği de hızlandı. Pakistan, ABD ile İran arasında arabuluculuk girişimi başlatırken; Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanlarının katılacağı görüşmelere ev sahipliği yapıyor.